Derindeki Hazineler

Gezdiğimiz yerler biz insanlar için birer anı olması dışında hayatımızda da farklı kararlar alma konusunda öncülük eder. Bazen ziyaret ettiğimiz yerleri gezerek kendimizden bir parça buluruz. Aynı zamanda farklı olaylarla karşılaşıp kendimize yeni pencereler de açabiliriz. 

Bugün ki yazımda bizzat gidip ziyaret ettiğim Nevşehir'in Derinkuyu ilçesine bağlı olan Derinkuyu yer altı şehrinden bahsedeceğim. 1985 yılında Dünya miras listesine alınan bu yer altı şehri görülmeye değer yerlerden bir tanesi. Buraya gelmişken başka yerleri de görmek istiyorsanız hemen yakınında "Üzümlü Kilise" olarak da adlandırılan Aziz Theodoros Trion Kilisesi de mevcut. 

 Biz gelelim bugün ki konumuza. Müze kart ile giriş yapılan bu mekanda jeolojik oluşumun mükemmel detaylarını görmekteyiz. Yaklaşık sekiz katını ziyaret edebildiğimiz bu alan dar ve alçak odacıklardan oluşmaktadır. Gerek yurt içi gerekse yurt dışından gelen turistlerin ilgi odağı olduğu, içindeki yoğunluktan anlaşılıyor.


İçerisinde işaretlerle ne yöne gideceğimiz anlatılmış. Aşağı doğru indikçe farklı genişlikte odalar ve farklı mimarilerle karşılaşıyoruz. Dar merdivenleri biraz korkutsa da aşağıda neler inşa edildiğini görmek insana heyecan veriyor. Her merdivenden indikçe küçük odacıklar bizi karşılıyor. Zamanında insanların burada nasıl yaşam sürdüğünü düşünmemek elde değil. Araştırmalarımda bu yer altının barınma, beslenme ve eğitim gibi ihtiyaçları karşıladığını öğrendim ve gidip görmeniz gereken harika bir yer olduğu kanısındayım. 

Yazımı Mark Twain'in sözleri ile sonlandırıyorum: 

“Ön yargı, taassup ve dar görüşlülüğün en iyi tedavisi seyahattir.”

Son olarak burayı ziyaret ettiğiniz de yanında yer alan Üzümlü Kiliseye de uğramak isterseniz diye birkaç fotoğraf bırakıyorum...

Selam ve dua ile...

Öznur YÜKSEL 















Yorumlar

Adsız dedi ki…
Yaşadıklarını okuyucuya hissettirecek kadar güzel betimlemişsin. Çok severek okuduğum bir yazı oldu. Sıradaki yazıyı heyecanla bekliyor olacağım.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Umutlarım Öldü

İki Bin Çocukları

Emin Olamamak