Hiç Tanışmamış Gibi

            
      Benliğimi birkaç maddede yaşatmanın sıkıntısını derinlerimde hissedebiliyorum bugünlerde. Gayretim yerini usulca bırakıyor düş kırıklığına. Oysa bir zamanlar dost addetmişken zorlukları tanımak en iddialısı demiştim kendime. Kimsenin kendini tanımaya bile uğraşmadığı şu zamanda bu kararımla övünmüştüm bile.

      Uzun bir süre kendimi tanımanın doyum noktasına ulaştığım yanılgısı ağırladı tatlı bir uykuya dalmaya müsait kollarında..
     
   Zannettim ki; kalabalıkları sevdiğimin, her şeyde ve her yerde uyumu gözettiğimin, dava gibi gösterilen basit ve ırkçı zihniyetlere tahammül edemediğimin, hiç olmadık bir yerde parmağımdan akan iki damla kanın önce göz kapaklarımı daha sonra tüm vücudumu esaretinin baygınlıkla son bulmasının en büyük endişem olduğunun farkında olursam ve fark ettirirsem tanımış ve tanıtmış olurum kendimi..
     Zannettim ki bütün yönlerimi çözümlüyorum düğümlerle dolu bir yumak gibi. Şu an itirafın tam da vaktidir diye geçiriyorum içimden. Bütün hüsnüzanlarımın hüsünleri bir su yığını arıyorlar düşmek için, zanlarımsa kalemimden dökülüyor birer birer satırlara.
      Tanımak denilen şey narsizme bahşedilen bir başlık olmamalıymış meğer.Kendini tanımak ufak çabalara hasredilmemeliymiş. Benlik denilen şey insan kelimesinin ta kendisiymiş ve onun mahiyetinin sırlarının keşfe çıkabilmekmiş. Elhasıl tanıdım demek için, insan lafzının manasında boğulmadan ulaşabilmek gerekmiş sonuca. Ne,niçin,nasıl'a cevap aramakmış kitaplarda..
      Aramanın zorluğu,gönüllülerinin azlığı bile hüzünlü bir tabloyu oluşturmaya kafiyken bir sual dahi soramamak en acı yara olmuş içimde bir yerlerde.. Meğer ben bu sızıyı hissetmeliymişim merhemi bulabilmek için. Ve hayatının belirli bir zaman diliminde bu sızıyı hissedenlere seslenmeliymişim birkaç cümleyle;
           Gerçek benliklerimizi bulursak eğer bir gün tanışmayı çok isterim,en çok da sizinle..
                                                                             
                                                                                                                      Neslinur Şahin

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Geçenlerde bir yazı okudum. Bu dünyada ki herkes kendi zamanına göre yaşar, geç kalmadın erken de değil tam zamanında yaşıyorsun diyordu. Ama ben sanki bazı şeyleri itiraf etmek için çok geç kalmışız gibi hissediyorum.. Gerçek benliğimizi bulduğumuzda görüşmek dileğiyle..
Neslinur Şahin dedi ki…
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Umutlarım Öldü

İki Bin Çocukları

Emin Olamamak