İki Bin Çocukları
Fanilik. Bir yerde
dinledim, dünya için düş yeri diyordu. Gerçekten de öyle. Kontrolün kendimizde
olduğuna inandığımız zamanlara gülüp geçiyorum şu an. Kim olabilecekleri tahmin
edebilir ki şu düş yerinde? Gelecek hep
bir bulmaca. Çözmek istersen vakit kaybı. Ama bir bulmaca. Geçmiş ise pişmanlık
caddesi. Girince çıkamıyorsun oradan. Şu an ise bir mavi kuş. Ya yakalayıp
onunla ilgilenirsin ya da uçup gitmesine izin verirsin. İlgilenirsen o kuş seni asla bırakmaz.
Gelecek bulmacasını çözmeden sonucunu bulduğunu fark edersin. Yanındaki o mavi
kuş sen onunla ilgilendikçe o kadar güzelleşir ki pişmanlık caddesine girmeyi
aklına bile getirmezsin. Ey nefs! sana
diyorum. Bırak artık zaman ganimetini caddelere, sonucu olmayan bulmacalara harcamayı. İnanıyorsan gerçekten bekle
ve mavi kuşla ilgilen. Elinden geleni yap sonra tevekkül et. Seni yaradan , seni
senden daha iyi biliyor. Bırak. Teslim ol.
Büyükler daha güzel söyledi.
Mantıku’t Tayr dan:
“ ÖRÜMCEĞİN HAYALİ
Kararsız örümceğin , ömrünü bir hayale kaptırarak geçip
gittiğini görürsün! İleriyi gören bir yere ağını yapar. Heveslenip belki bir
sinek düşer diye tuzağını kurar. Sinek ağına düşünce, o sersemin kanını emer.
Sonra da onu kupkuru bir halde bırakır. Onunla uzun müddet geçinip gider! Bazan
da ev sahibi eline bir sopa alır , bütün örümcek ağlarını temizler. Ağı da bir
nefeste yok eder, örümceği de sineği de! Dünya da dünyaya dayanıp rızıklanan da
o örümcek ağına düşen sineğe benzer. Bütün dünya ele geçse yine bir göz
kırpacak vakit bile rahat edemezsin.
Padişahlığa güvenir, başını yüceltirsen yolda bir çocuğa
benzersin. Perdecilik eder durursun. Kafanda eşek beyni yoksa mal mülk isteme.
Ey hakikatten haberi olmayan! Saltanatı öküzlere verirler! Davulu, bayrağı olan
derviş değildir. Eline geçen şey, ancak bir sesten, ancak bir yelden ibarettir.
Bayrağı dalgalanır, davulu dövülür fakat bayrağı dalgalandıran yelle davuldan
çıkan ses bir akçe bile etmez. Aslı olmayan ata binip bu kadar nazlanma. Gururuna
kapılıp böbürlenme! Sonun da kaplanın bile postunu yüzdüler. Senin postunu da
yüzecekler elbet! Madem kavuşmanın imkanı yok , kaybolup gitmek, ya da baş
aşağı düşmek daha iyidir! Başı dik olman mümkün değil senin. Ne zamana kadar
oyun oynayacaksın? Ya baş koy da gururlanma artık ya da başınla oynamaktan
vazgeç.
Bahçendeki saray,
sana zindan olmuş. Evin barkın, canına bir bela olmuş. Bu gurur üstüne kurulmuş
olan toprak yurdundan geç. Ey sabırsız! Ne vakte kadar dünyayı dönüp
dolaşacaksın? Himmet gözünü aç da yolu gör. Sonra da yola ayak bas. Hakk’ın
dergahını seyret! O can yurduna varınca, öyle yücelirsin ki aleme bile
sığmazsın.”
Selametle
-halleyla

Yorumlar