Affan III
İlk defa muhabirim demekten korkuyorum. İlk defa karşımdakini
sevgisiz bırakmayacağımı haykırmak istiyorum.
-Tanıştığıma memnun oldum diyorum ve onun cevabını bekliyorum. Eğer ben de
derse onu kardeşim sayacağım. Eğer ben de derse kardeşlerine ismimi öğretip
onların ablası olacağım. Ben de derse ona can suyu olacağım. Babasını
bulacağız. Yetkililere ulaşacağız. Eğer ben de derse onu okutup tüm Türk halkının
ona karşı sorumluluğunu üstleneceğim. Ben de derse o iki gururlu ve izzetli gözü
layık olduğu yere ulaştıracağım. Ve Affan’ın cevabı,
“Ben de”
Tarih 18 Mart 2018. Ben de dediği o günden beri Affan’a kardeşleri
Muhammed’e, Bera’ya, Asaf’a ve Betül’e kardeşim diyorum günden beri onları
hayatımın en anlamlı noktasına koyuyorum. Bütün arkadaşlarım arkadaşları
oluyor. 10 günde kardeş olur mu? 10 günde karşındakine güvenilir mi? Bu
sorularımın bütün cevaplarını Affan’ın gözlerinde buluyorum bu 10 gündür. 10
gündür cevap aradığım bir soru daha var. Affan’ın babası Süleyman… Yaşıyor mu?
Affan ile 10 gün boyunca bakmadığımız kayıt sormadığımız yetkili kalmıyor. Ama
bugün düğümün çözüleceği gün oluyor. Ve Süleyman’ın şehit düştüğünü
öğreniyoruz. İşte o an Affan’ın gözünde ilk defa yaş görüyorum. Sonra bir anlık
Dünya’ya Affan’ın gözünden bakıyorum. Ana yok, baba yok, yanında
seni himaye edecek bir büyüğün yok, vatanın yok. Gözlerini ilk kez açtığın
toprak yok. Geleneğin yok. Sevdiğin bir yemek, kıyafet, müzik yok. Sadece sen
varsın. Vahşi bir habitattan çıkıp kafese konulan bir aslan gibi. Yalnızsın.
Seni anlamasını beklediğin kimse yok. Küseceğin kimsen yok bu hayatta.
Hastayken sana bakacak kimsen yok. Bu kâinatta bir sen varsın bir Rabbin var bir
de kardeşleri. İşte Affan olmak bu demek diye düşünüyorum. Affan
olmak diyorum ve sadece gözlerim konuşuyor. Aradan 2 saat geçiyor.
Türkiye’deki herkes ekranda. Ben Affan’ı izlerken herkes Afrin’i izliyor.
Afrin’deki bayrak diken yiğit askeri izliyor. Defalarca, doyumsuzca. Herkes
Afrin’de al bayrağı izliyor. Sonra Affan bana bakıyor. Gülümseyerek. Gözünden
yaş akan bir çocuk niye gülümser? Sonra elimden telefonu alıyor ve o da bir
milletle beraber Afrin’i izliyor. Türk halkından farklı izliyor Afrin’i Affan.
Affan kendi vatanının kurtarılmasını izliyor. Kendi vatanında kötülüklerden
arınmış yeri izliyor. Toprağını alnına koyacak yeri izliyor Affan. Affan
telefonu öpmeye başlıyor. Öpüyor, öpüyor, alnına koyuyor. Sonra telefonu bırakıp
sokağa koşuyor. Ben de arkasından gidiyorum. Koşuyor, koşuyor sonra bir
apartmanın giriş katına asılmış Türk bayrağını alıyor. Öpüyor, öpüyor, alnına
koyuyor. Ve al bayrağı gözyaşlarıyla ıslatıyor. Sonra bana geliyor ve kulağıma
eğilerek diyor ki;
“Abla, bizi vatanımıza götür.”
-Neslinur Şahin

Yorumlar