Affan

 

         
Tarih 10 Mart 2018.Günlerden pazartesi,saat 2.00-2.30 civarı..
        
 Şubat'ın yaradana havfından rüzgar ile ra'dı kendisine en sadık dost addetmesi,gecenin siyahına bir de ra'dın baskın hakimiyetini ekliyor.
         Sıcacık yataklarında yatan insanlara bir ezgi,bir ninni; uyuyamayan insanlara ise bir arabulucu,  kolların kenetlenmesi; umutsuz insanlara çökmesi için yeterli olan tek bir darbe; iştiyakever insanlara bir gölge; içini kocaman boşluklar kaplamış insanlara bir işaret ve bir deva; manevi olgunluğa erişmiş insanlara bir şükür menbaı, güven hissinin verdiği bir iç huzur; merakever insanlara yeni bir sual; hayat kasırgasında sürüklenen,bi gün dünyanın onu bırakacağını bile bile dünyayı bırakamayan insanlara sabah giyilecek bir mont,bot ve şemsiye..
         İşte böyle bir günde ,boyunun uzunluğunu kalbinin genişliğinden almış zannedilen bir çocuk var.Aynanın karşısına her geçtiğinde zaptedemiyeceği gür ve kalın saçları, masmavi gözlerini kapatıyor.Bir zamanlar tek üzüldüğü şey buydu: Deniz mavisi gözlerinin kapanması..Şimdi ne değişti de o gözleri esirger oldu insanlardan.Bir tebessümü ile insanları güldürmeye muktedir bu yüz nasıl olur da dudak kıvrımlarını kullanmayı unutur.
        İşte şu an tam da karşımda olan bu çocuk,merakever insanlara yağmurun verdiği his misillü yeni bir sual ve hayatımı değiştirecek bir işaret oluyor bana.Gecenin zifiriliğine ramak kala sokakta bir ben bir o..Sadece gözlerini gördüğüm,16-17 yaşlarında olduğunu çocuksu simasından sezimlediğim, kendisi mesleğinden, mesleği kendisinden şikayetçi gibi bir tavırla yolun karşısındaki kaldırıma oturuyor.Kafasında dönen düşünceler beni kıskanıyor olacak ki yirmi dakikadır kendisini izlediğimin farkında olmuyor...

        Gelecek çarşamba kaldığımız yerden devam etmek dileğiyle..
                                                                                                               
                                                                                                                           Neslinur Şahin

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Umutlarım Öldü

İki Bin Çocukları

Emin Olamamak